Suçıkan Mağarası

Suçıkan Mağarası

Adres Bilgileri

İlçe/Belde: Dinar
Şehir/İl Afyonkarahisar

Aktivite Bilgileri

Doğal Güzellikler Mağaralar

Üye eleştirileri

Ortalama puan: 1 kullanıcıda(s)

Genel Puan: 
 
4.0
Cazibesi/Çekiciliği:
 
5.0   (1)
Ulaşım Kolaylığı:
 
4.0   (1)
Hizmet Kalitesi:
 
3.0   (1)
 
Puanlar (Daha Yüksek puan daha iyidir)
Cazibesi/Çekiciliği
Ulaşım Kolaylığı
Hizmet Kalitesi
Yorumlar*
    Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz.
 
 

MİTOLOJİDE MARSYAS EFSANESİ

Genel Puan: 
 
4.0
Cazibesi/Çekiciliği:
 
5.0
Ulaşım Kolaylığı:
 
4.0
Hizmet Kalitesi:
 
3.0
Gezgin: YAVUZ ATINÇ
Ekim 07, 2010
 
0 0 kişi bu incelemeyi faydalı buldu

Hititlerden Aka-İyon, Frig, Kimmer, Pers, Roma, Bizans ve Türklere kadar birçok Anadolu uygarlığından izler taşıyan Dinar ( Kelania – Apameia ), tarihin ilk müzik yarışmasının yapıldığı yer olarak kabul edilir.

Dinar ve civarında bulunan, Geç Helenistik döneme tarihlenen çok sayıda sikke üzerinde, flüt çalan Marsyas’ ın resmedilmiş olması da buna kanıt olarak gösterilir. Dinar’ da her yıl gerçekleştirilen “Marsyas Kültür, Sanat ve Müzik Festivali ” Antik Çağ’ ın bu mitsel anıyı ve müzik geleneğini sürdürmeyi amaçlıyor. Efsanenin detayları, kimi kaynaklarda farklılık gösterse de genel kanı, Dinar sınırları dahilinde yer alan ve Büyük Menderes (Maiandros )Nehri'nin kaynaklarından birini oluşturan Suçıkan Mevkii’ nin (eski adı ile Apameia’ nın), Marsyas ve Apollon arasındaki yarışmanın gerçekleştiği ve sonrasında Marsyas' ın derisinin yüzüldüğü yer olduğu yönündedir.

Genel kabul görmüş söylene göre; kırların, çobanların ve sürülerin tanrısı, koruyucusu olan Tanrı Pan bir gün Büyük Menderes Nehri’ nin kaynağında, Eldere Gölü’ nde bir su perisini çırılçıplak yıkanırken görür. Ona sarılmak ister. Kız kaçar Pan kovalar. Peri gölden yardım dilendiğinde, kıza acıyan Göl onu bir kamışa dönüştürür. Pan kamışlardan değişik uzunluklarda parça kesip onları bal mumu ile birbirine bitiştirir. Böylece Eldere Gölü’ ndeki sazlardan, ilk flütü icat etmiş olur. Onu her çaldığında peri kızı ile dudak dudağa öpüştüğü, flütün sesinin de onun sesi olduğu sanrısına kapılıp gider. Marsyas, Frigya’ nın Kelanai ( Dinar ) kentinde doğar, ilk gençliğinde Frig Tanrısı Pan için ilahiler yazar, besteleriyle Frigya’ nın seslerine can verir ve her geçen gün müziğe daha güçlü bir tutkuyla bağlanır.

Sonraları; Pan’ ın yedi kamışı birbirine bitiştirerek oluşturduğu flüt yerine, bir kamışa yedi delik açarak, kendi çaldığı Pan flütü icat eder. Bu flüt ise Marsyas' ı kısa süre içinde ünü yörede her yere yayılan bir müzisyene dönüştürür. Öyle ki bu ün, güzel sanatların ve müziğin tanrısı Apollon’ a kadar ulaşır. Bunu bir meydan okuma gibi değerlendiren Tanrı Apollon, Marsyas’ı halkın ve su perilerinden oluşan hakemlerin huzurunda bir yarışmaya davet eder. Sadece ikisi arasında yapılacak olan bu yarışma sonucunda ise, kazanan taraf diğerine dilediği cezayı verebilecektir.

Frig Kralı Midas'ın başkanlığında üç kişilik hakem heyeti ve halkın önünde yarışma başlar. Önce Apollon lir’i ile tanrısal ezgileri olan, kusursuz bir müzik ziyafeti sunar. Sıra kendisine geldiğinde; Marsyas flütü ile tanrıların karşısına dikilir ve ezgileriyle, Tanrı Apollon’ un lirinden aşağı kalmadığını ispat eder ve dinleyenleri büyüler. Midas, oyunu Marsyas' a verirken, su perileri Tanrı Apollon’dan korktukları için oylarını Apollon lehine kullanırlar ve yarışmanın sonucu berabere ilan edilir çünkü başkanın oyu iki oy gücündedir.

Apollon’ un bir ölümlü ile berabere sayılması düpedüz hakarettir müziğin tanrısı için. Hırsla lirini ters çevirip aynı melodiyi çalmaya başlar ve aynını yapması konusunda Marsyas’ a meydan okur. Flütü tersten çalamayacak olan Marsyas böylece yenilmiş olur. Yarışmanın kazananı Apollon, anlaşmaya göre Marsyas’a çok ağır bir ceza verir. Derisini yüzdürüp onu Suçıkan’ da bir köknar ağacına astırır. Derler ki, “Marsyas'ın ölümüne ağlayan doğa, Suçıkan kayalıklarını oluşturmuştur.” Tıpkı Marsyas gibi, Midas da Apollon' un gazabından kurtulamayacaktır. Apollon,kulaklarının iyi duymadığı, insan kulağını hak etmediği gerekçesiyle Midas’a lanetini savurur : “O kulakların eşek kulağı gibi uzasın, kıllarla dolsun!" Apollon’ un laneti kısa sürede kendini göstermeye başlar. Midas o günden sonra ayıbını Frigce’ de ‘kasket’ denilen şapkanın altında saklamak zorunda kalır.

Böylece günler günleri kovalar ve traş olması gereken gün geldiğinde, berberi Midas’ın kulaklarını görür ve hiç kimseye anlatmaması koşuluyla yaşamasına izin verilir. Bu sır uzunca bir müddet berberin içini kemirir durur. Sonunda birine anlatma ihtiyacına dayanamaz ve Suçıkan’ da ıssız bir köşede derince bir çukur kazıp Midas’ın sırrını oraya fısıldar ve sırrı gömer. Gün gelir çukurun üstünde sazlar biter, etrafa yayılır. Rüzgârlarla beraber salınan sazlar, bir yandan Marsyas'ın çaldığı ezgileri Frigya’ nın her köşesine taşırken; bir yandan da Kral Midas’ın sırrını fısıldar : “Midas’ın kulakları eşek kulağı… Midas’ın kulakları eşek kulağı…”

 
 

Dinar ilçesi, Suçıkan Park Oteli'nin arkasından girilen mağaranın bilimsel incelemesi

yapılmamış olmakla birlikte, çok büyük olduğu sanılmaktadır.

Dinar'da bulunan mağaraya, Suçıkan Park Oteli'nin arka tarafından girilmektedir. Mağaranın bilimsel incelemesi yapılmamıştır; çok büyük olduğu sanılmaktadır.

 

Buzluk Mağarası
User rating
 
0.0 (0)
Kurtini Mağarası
User rating
 
0.0 (0)

Afyonkarahisar Aktivite Rehberi

Sponsor

(Şehrin) Vitrinindekiler

Girdi Bulunamadı